İZMİR’DE COŞKULU 1 MAYIS MİTİNGİ

1 Mayıs İşçi Sınıfının Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü mitingi, İzmir’de Alsancak Gündoğdu Meydanı’nda gerçekleşti. Mitinge, TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu üyeleri de kitlesel bir şekilde katıldı.

Oldukça kalabalık ve coşkulu geçen 1 Mayıs mitingi öncesinde 1. Kordon’da buluşan TMMOB üyeleri ve öğrenci üyeler, sloganlarla mitingin gerçekleşeceği Gündoğdu Meydanı’na yürüdü. Yürüyüş sırasında TMMOB üyeleri “Mühendisler, mimarlar susmadı, susmayacak”, “TMMOB yürüyor, mücadele sürüyor”, “Faşizme karşı omuz omuza” gibi sloganlar attı. TMMOB üyesi öğrenciler, mühendis, mimar ve şehir plancıları arasında giderek artan işsizlik oranına dikkat çekmek üzere mitinge üstünde “İçinde mühendis, dışında işsiz var” yazan önlükler ile katıldıkar.

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu’nun yanı sıra DİSK, KESK, İzmir Tabip Odası gibi sendika ve meslek örgütleri ile çeşitli demokratik kitle örgütleri ve partilerin katıldığı mitingde ilk olarak çeşitli iş kollarından işçilerden oluşan işçi korosu sahne alarak çeşitli marşlar seslendirdi. Koronun ardından ise KESK Eş Başkanı Mehmet Bozgeyik bir konuşma yaptı.

Daha sonra 1 Mayıs Mitingi Tertip Komitesi adına DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı konuştu. Sarı konuşmasına, 1977 1 Mayıs’ında Taksim’de, 1996 1 Mayıs’ında Kadıköy’de ve 10 Ekim katliamında yaşamını yitirenleri anarak başlarken, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu yıl da Taksim Meydanı’nı emekçilere yasakladılar. Yasaklarla hafızamızı, bilincimizi sileceklerini sanıyorlar. Ne 1 Mayıs katliamının gerçek katillerini ortaya çıkarma kararlılığımızdan vazgeçtik ne de mücadele tarihimize sahip çıkma sözümüzden zerre kadar taviz vermedik vermeyeceğiz. Er ya da geç emekle özdeşleşen alanları özgürleştirecek, yasak zincirlerini kıracağız.

Bugün emekçinin gücü, emekçinin sesi bu alanda çınlayacak.

Bu alan hukukun nefesi, adaletin gücü, demokrasinin çığlığı olacak bugün!

Haksız, hukuksuz yargılamalarla mesleğinden uzaklaştırılan KHK’lilerin sesi olacak bugün!

Başarıyla, özveriyle mezun olan, mesnetsiz soruşturmalarla atanamayan gençlerimizin, çocuklarımızın sesi olacak!

Acısı dinmeyen, yitirdiğimiz emekçilerin adının yazıldığı gün olacak, cenazelerimizi seyreden sorumsuzlara haykırdığımız gün olacak bugün!

Her gün biraz daha yoksullaşan sağlık emekçileri, emekliler ve halkımıza 3 kuruş fazla vermeye kıyamayanlara; şehir hastaneleri aracılığıyla devletin parasını yandaşlarına, özel sektöre kucak kucak aktaranlara, torunlarımızı borçlandıranlara haykırdığımız gün olacak bugün!

 

Sağlıktaki gericileşmeye karşı yüzünü bilime dönenlerin günü olacak bugün!

Bugün bu alanda sesimiz çoğalacak!

Biliyoruz ki bu sesin çok olduğu yerde yepyeni bir güneş doğacak dağlara.

Biliyoruz ki yepyeni bir hayat filizlenecek bizlere.

 

Yaşamlarımızı çalmaya çalışan, ülkemizi açık hava cezaevine çeviren AKP+MHP iktidarının baskı politikalarıyla daha fazla yol yürüyemeyeceği, 31 Mart yerel yönetim seçimlerinde gözler önüne serildi. Bütün baskılara, devletin tüm olanaklarının iktidar blokunun çalışmaları için seferber edilmesine karşın AKP-MHP ittifakı metropollerde büyük bir yenilgiye uğradı. Bunun yanı sıra halk iradesine yönelik darbeyle seçilmiş belediye başkanlarının yerine kayyum atanan birçok yerde de belediyeler esas sahiplerine geri döndü.

Yarattıkları ekonomik krizin de etkisiyle güçsüzleşen iktidar, krizin faturasını emekçilere ödeterek bu süreci atlatmanın çabasında. Temel tüketim ürünlerine döviz kuru bahanesiyle yansıtılan fahiş fiyat artışları ve geniş kitlelerin açlık sıırının altına itilmesi karşısında “yapısal reformlar” yalanı ile zaman kazanmaya çalışan siyasi iktidar, kıdem tazminatı fonu hedefi ile emekçilerin en büyük güvencelerinden olan kıdem tazminatını neredeyse tamamen ortadan kaldırmayı hedefliyor. Bununla yetinmeyip bir yandan da Zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi’ni devreye sokarak emekçilerin alınterini sermaye adına gasp etmenin, en önemli iktidar dayanaklarından olan sermayeyi semirtmenin derdinde. Biz emekçiler, üretimden gelen gücümüzü kullanarak ve gerekirse milyonlarla sokakları zaptederek kıdemimize dokundurtmayacağımızın, sermayeyi beslemeyeceğimizin sözünü buradan bir kez daha veriyoruz.

Biliyoruz ki, tüm dikta rejimleri yıkılmadan bir gün öncesine kadar iktidarlarını sonsuz sanırlar ve öyle tanıtırlar. Bu şekilde barışa, özgürlüğe ve demokrasiye olan inancı zayıflatmak, umudu kırmak isterler. AKP+MHP iktidarı uzatmaları oynuyor. Yenildiklerini, sonlarının geldiğini gördükçe daha da saldırganlaşıyorlar. Saldırganlaştıkça eriyorlar.

Oysa bugün burada ve ülkenin dört bir yanında meydanları dolduran yüz binler, bu topraklarda faşizmin ömrünün çok da uzun olmayacağının somut göstergeleridir. Yalan, talan ve soygun iktidarının sonu yakındır. Halklara ve kültürlere beşiklik yapmış olan bu topraklar kutuplaşmaya, milliyetçiliğe, linç kültürüne, savaş politikalarına, gericiliğe izin vermeyecektir.

 Tüm illerde, 1 Mayıs alanlarına akın edenler olarak buradan bir kez daha haykırıyoruz:

  • Grev hakkımızın gaspedilmesine,
  • İş güvencemize ve kıdem tazminatımıza dokunulmasına,
  • Performans sistemine,
  • İşçi cinayetlerine,
  • Mezarda emekliliğe ve emekliliğimizde sefalete itilmeye,
  • Artan vergi dilimleri ile maaşımızın elimize geçmeden erimesine,
  • Bütçenin eğitime, sağlığa, emekçilere değil savaşa ve güvenlik politikalarına aktarılmasına,
  • Eğitimin gericileştirilmesine, laiklik karşıtı faaliyetlere,
  • Soruşturmalara, sürgünlere, cezalara, gözaltı ve tutuklamalara,
  • Kadına yönelik şiddete,
  • Çocuklara yönelik taciz ve istismara,
  • Kadınları toplumsal yaşamdan dışlayan, daha ucuza ve daha güvencesiz çalıştırılmaya iten sözde “istihdam” paketlerine,
  • En insani ve en temel haklarımızı savunduğumuzda “terörist” damgası yemeye,
  • Ayrımcılığa, baskılara, gözaltı ve tutuklamalara, ihraçlara,
  • Kürt sorununda imha ve inkâra dayalı çözümsüzlük siyasetine,
  • Cezaevlerinde tecrite karşı devam eden açlık grevlerine sessiz kalınmasına,
  • Kentlerimizin, yaşam alanlarımızın, ormanlarımızın, tarım alanlarımızın, zeytinliklerimizin, kıyılarımızın, yağmalanmasına,

 

Bahar güzel günleri müjdeliyor. Karanlık bulutlar dağılıyor. Abluka kırılıyor. Umut tohumları birer birer tomurcuk açıyor.

Emekçilerin gerici, faşist, militarist kuşatmayı paramparça edecek kararlığı ve inancı büyüyor.

Üreten, yaşatan ve var edenler, 1 Mayıs Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’müz kutlu olsun.”

Memiş Sarı’nın konuşmasının ardından miting, Kardeş Türküler’in verdiği konser ile sona erdi.